Talep ve önerilerinizi bizimle paylaşmak için iletişim formumuzu doldurabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
image

HABERLER

H - BÜLTEN NO : 062
Anasayfa / Haberler

H - BÜLTEN NO : 062

CEO Karsten Ottenberg, Almanya ile yaşanan politik gerginliğin Türkiye’deki yatırım ve üretim planlarını değiştirmeyeceğini söyledi. Ottenberg, “Biz, Türkiye’den dünya için Ar-Ge ve üretim yapmaya, Türk insanı için katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

Dünyanın önde gelen ev aletleri üreticisi BSH Ev Aletleri CEO’su Karsten Ottenberg, Türkiye ile Almanya arasında yaşanan siyasi gerginliğin Türkiye’ye ilişkin planlarını etkilemediğini ve yatırımlarına devam edeceklerini söyledi.

Berlin’deki tüketici elektroniği fuarı IFA’da Türk basınına değerlendirmelerde bulunan Ottenberg, ülkeler arasındaki ilişkilerde zaman zaman iniş çıkışlar yaşanabildiğini, bunun uzun vadeli iş planlarını değiştirmeyeceğini kaydetti.

Türkiye ve Almanya’nın uzun yıllara dayalı köklü bir geçmişi ve işbirliği bulunduğuna işaret eden Ottenberg, “Bu sağlam temelden güç alan global bir şirket olarak Türkiye’de üretiyoruz, buradaki sekiz bin çalışanımızla Türk insanı için istihdam ve aileler için değer yaratıyoruz. Biz Türkiye’de kendimizi bir Türk şirketi olarak kabul ediyoruz ve işimize odaklanıyoruz. Yatırımlarımız kesintisiz devam edecek” diye konuştu.

Bir çok Alman firmasının küresel ölçekte faaliyet gösterdiğini ve gelirlerinin önemli bir bölümünün Almanya dışı operasyonlarından oluştuğunu anlatan Karsten Ottenberg, “Bazı şirketlerin Çin’deki iş hacimleri Almanya’dakini geçmiş durumda. Kısacası, her politik krizde Alman şirketleri iş planlarını değiştirselerdi, bugün ortada ne Alman mucizesi ne de o dev Alman şirketleri kalırdı” diye konuştu.

Ottenberg, BSH el aletlerinin Çerkezköy fabrikasının tek çatı altında toplanan dünyadaki en büyük üretim merkezleri olduğunu, BSH Türkiye’nin de büyüklük açısından Almanya ve Çin’in ardından üçüncü sırayı aldığını vurguladı. Ottenberg, şunları ekledi: “Bosch, Siemens, Profilo ve Gaggenau markalarıyla tüketicilerimize hizmet verdiğimiz tüketim pazarı olarak da Türkiye dördüncü sırada. Dünyadaki üç ARGE merkezimizden biri Türkiye’de. 300 Türk mühendis dünya için ürün tasarlıyor. Biz, Türkiye’den dünya için AR-GE ve üretim yapmaya ve Türk insanı için katma değer yaratmaya geçmişte olduğu gibi gelecekte de devam edeceğiz. Ev aletleri sektöründe de baş döndürücü bir dijital dönüşüm yaşanıyor. Biz bu dönüşüme çok iyi adapte olduk ve artık bu dönüşüme öncülük ediyoruz. AR-GE bütçemiz yıllık 600 milyon euro seviyesinde. Türkiye’deki ürettiğimiz tüm ürünlerimiz bu yeni teknolojilere uyumlu.”

Kişisel çözümler öne çıktı

Ottenberg, Çerkezköy’ün de katkıda bulunduğu dijital yetkinlikler sayesinde, 3,5 yıl içinde grubun cirosunu 10 milyardan 13 milyar euro’ya çıkardıklarını da belirterek, “Aynı dönemde AR-GE çalışan sayımız ise 3 bin dolayından neredeyse 2 katına, yani 5 binlere yükseldi. AR-GE’deki bu atılımı yapmasaydık, şirketimizi 3,5 yıl içinde yüzde 30 büyütmemiz hayal olurdu” dedi.

Son yıllarda dünyanın önemli bir değişim ve dönüşüme tanık olduğunu hatırlatan, bu dönüşümü globalizasyon, dijitalizasyon ve volatilitenin neden olduğu değişkenlikler olarak üç sacayağında değerlendirdiklerini ifade eden Ottenberg, yerel halkın kendi değerlerine daha fazla sarıldığını ve bu değer ve alışkanlıklara uygun çözümler talep ettiklerini, dijital dönüşümün ise tüketiciye sunulan bu çözümleri kişiselleştirmeye olanak tanıdığını vurguladı. 
“Modern yaşam döngüsünde bir kişinin sabah 9’da içtiği kahve ile öğlenden sonra 2’de içtiği kahve farklı olabiliyor ve buna ulaşmayı talep edebiliyor" diyen Ottenberg, teknoloji sayesinde bu kişisel deneyimi sunmanın artık mümkün olduğunu söyledi.

IFA’da geçen yıl sergilenen ev aletlerinde bağlantılı ürün oranının 3’te 1 olduğunu, bu yıl ise herkesin ev aletlerinde bağlantılı bir dünyadan bahsettiğini belirten Ottenberg, "BSH olarak 2020’ye gelindiğinde pazara sunacağımız tüm ürünlerin ağa bağlı özelliğine sahip olacağını tahmin ediyoruz. Ağa bağlantılı ürün platformu herkese açık olarak geliştirdik. Önceliğimiz, herkese açık ama güvenlik ve kişisel gizlilik nedeniyle suistimale kapalı bir platform geliştirmek” şeklinde konuştu.

ÖTV indirimi sektöre soluk verdi

BSH Türkiye ve Bölge CEO’su Norbert Klein ise Türkiye pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve ÖTV indiriminin beyaz eşya sektörüne önemli bir ivme kazandırdığını belirtti. Klein, şubat ayında indirimin devreye girmesinin ardından BSH olarak sekiz ayda satışlarını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 30, ciro bazında ise yüzde 25 arttırdıklarını kaydetti. Bu büyümede ÖTV indiriminin itici güç olduğunu belirten Klein, “Adet bazında bir önceki yıl büyümemiz yüzde 5 dolayındaydı. Dolayısıyla bu yılki yüzde 30’lar civarında bir büyüme, son derece olumlu bir gelişme. Bu arada yeni konutların inşasının devam etmesi de sektörü canlı tuttu. ÖTV indiriminin sona ermesinden sonra talebin bir miktar geriye geleceğini söyleyebiliriz, ama bu beklenen bir durum” değerlendirmesini yaptı.

BSH için Türkiye, önemli bir ihracat üssü

Türkiye’nin BSH için önemli bir ihracat üssü olduğunu da hatırlatan Norbert Klein, Çerkezköy’deki üretimin geleneksel olarak yüzde 60’ını ihraç ettiklerini, yüzde 40’ını ise iş pazara sunduklarını, 2017’de iç pazardaki talep artışına cevap erebilmek içinse üretimi ihracattan bir miktar iç pazara kaydırmak zorunda kaldıklarını kaydetti. Klein, 2017’de üretimdeki ihracat ve iç pazar dengesinin yüzde 55-45 gibi gerçekleştiğini sözlerine ekledi.

Norbert Klein, ağ bağlantılı “home-connect” özelliğine sahip ev aletlerini geçtiğimiz yıl Türkiye’de de pazara sunduklarını ve üst segmentte yer alan bu ürünlere tüketici talebinin henüz düşük olduğunu ifade ederek, ürün gamının yaygınlaşması ve fi yatlarının da erişilebilir seviyelere gelmesiyle bu segmentteki talebin çok hızlanmasını beklediklerini vurguladı. Türkiye’de buzdolabı penetrasyonunun yüzde 95, bulaşık makinesi penetrasyonunun ise yüzde 60’lar civarında bulunduğunu vurgulayan Klein, beyaz eşyalarda ortalam yenileme süresinin ise 15’a kadar çıktığını söyledi. Klein, “Dijital dünyaya doğan genç kuşağın devreye girmesiyle özellikle yenileme ve yeni ev edinme taleplerinin sonucu Türkiye’de de ağ bağlantılı beyaz eşya kullanımında büyük bir artış olacağını öngörüyoruz” diye konuştu.